Yazı Detayı
16 Haziran 2017 - Cuma 13:53
 
ABUK SABUK KİTAPLAR
HALİL ŞAHİN
 
 

Ilımlı İslâm’ın El Kitabı’nı yazıyorlar. Hem de halkımızın için psikolojik konumu olan ‘Diyanet’ kurumunu kullanıyorlar.

            Hz. Muhammed’den 200 yıl sonrasından itibaren, çıkarlara alet edilmek istenen din; Emevilerle önce siyasete bulaştırılırken, daha sonra da dini ticarete tahvil edenlerce, din-siyaset-ticaret üçlemesinde yarar için, din de insanlar da yozlaştırılmağa başlandı.

            Önce hadislere daha sonra ‘Yorum’ kılıfıyla ayetlere dokunmağa başladılar. Yozlaştırma ve hurafe o denli boyuta ulaşmış ki, Türkiye gibi bir ülkedeki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bile, bu sapıtanlarla baş edemez konuma geldiği gözlemleniyor.

            Öyle bir ülke ki, dindar ile dinciler birbirine karıştırılmış. Okullarda Din Dersleri adı altında, salt belli bir dinin eğitimi verilmeğe kalkışılmış. Din eğitimi altında ulusal değerlerin yozlaştırılmaya ve hatta unutturulmağa çalışıldığı bile iddia edilir olmuş. Gerçek din kuralları bırakılıp; şekillerle, simgelerle kitleler sürü haline konmuş. İnsanları Allah ile aldatanlar, Tanrı’ya şirk koşanlar siyasi erki kullanarak, toplumu ayakta tutan ve yöneten kurumları ele geçirerek cep doldurmaya devam etmişler. Karşılaştıkları her güçlüğü bertaraf ettikçe de “Durmak yok! Yol(ma)a devam!” sloganlarını, milletin yüzüne bakarak, coşkuyla haykırmışlardır.

            Geçen yıllardan beri tartışma konusu olan ve yasaklanmasına rağmen ortalıkta el altından insanlara ulaştırılan bir kitap vardı, ne oldu onlara: basımı, yayımı ve dağıtımı durduruldu mu? 

            Kurumun Başkanı olduğu halde, Diyanet İşleri Başkanı’nın onay imzası dahi alınmadan Diyanet Vakfı’nca yayımlanan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yayımlanan fakat daha sonra bir bildiri ile Diyanet’e bağlı kitapçılarda özellikle satılmaması istenen, baştan aşağı hurafelerle doldurulmuş olduğu yazılı basında dahi haber yapılan, “ Müslümanın El Kitabı” adlı kitaptan söz ediyoruz. Adamların din adına yutturmağa çalıştığı palavra hurafelerin dayanağı ve hatta Kuran’da yeri bile yok.

            Daha önceki zamanlarda da yayımlanan yazılarımda ifade ettiğim gibi; bu ülkede, düşünce ve inanç özgürlüğü adına denetimsiz yayınlar var. Bu bir gerçeklik ise; Kültür Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların işi ne?

            Ellerinde devlet bütçesinden daha fazla para olan, böylesi her çeşit din ticaretinin içindeki menfaatperestlerin bu abuk sabuk yayınları kime ve nerelere zarar verir?

            Tarih ve Tanrı şahit; Osmanlı Devleti’nin yıkılışı onların gayreti sonucu değil mi?

            Yetmez!

            Ya şimdi?

            Kendilerini Allah’ın yerine koyarak; Kutsal kitabımızı Kur’an’ı kendi dilimize çevirtmedikleri için Allah’a yönelişimizde ve yaptığımız ibadetlerde kullanılan dualarımızın anlamını bilmiyoruz. Namazlarımızda, Allah’la kendi dilimizle konuşmayı yasakladıkları için ne söyleştiğimizi bilmiyoruz. BOP planlarının hedeflerini; bu coğrafyanın yurttaşı olarak, eş başkanlarınca bilgilendirilmediğimiz için bilmiyoruz. Abdullah Gül’ün Dış İşleri Başkanlığı sırasında ABD ile resen imzaladığı 9 maddelik gizli antlaşmayı, elan TBMM’ne sunulmadığı için bilmiyoruz. Böylesine gizli bilgilerin, vatanın asıl sahipleri yurttaşlar tarafından öğrenilmesini sağlamakla görevli basının başı üstünde estirilen mahalle baskısı terörü nedeniyle, ortaya konamamasından dolayı bilmiyoruz.

            Aksine; yalan yanlış düzmece haberleri ve batıl kuralları yayan, yerleştiren kurumlarla, kişilerin özgürlüğü sayesinde ‘davar sürüsü’ haline getiriliyoruz.

 
Etiketler: ABUK, SABUK, KİTAPLAR
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Afyon
Az Bulutlu
Güncelleme: 15.08.2018
Bugün
15° - 32°
Perşembe
15° - 33°
Cuma
17° - 31°
Afyon

Güncelleme: 15.08.2018
İmsak
04:30
Sabah
06:04
Öğle
13:10
İkindi
16:54
Akşam
20:02
Yatsı
21:29
Arşiv Arama
Afyon Armoni Fm
Haber Yazılımı