Yazı Detayı
24 Haziran 2016 - Cuma 19:30
 
AYDINLANMA KARŞITLARI
HALİL ŞAHİN
 
 

Türkiye’nin aydınlanmasına karşı olanlar; ülkenin üzerine karabulut, karabasan gibi çökmüşler. Türkiye ne ölçüde karanlıkta kalırsa kendi çıkarlarının o denli korunacağını, süreceğini düşünüyorlar. Ellerindeki olanaklarla ekonomik ve siyasal kısırdöngüler oluşturuyorlar; kısırdöngüleri, içlerinden daha da çıkılmaz hale getiriyorlar.             

Dinciler, emperyal güç işbirlikçileri, ortalıkta dolaşan politikacıların neredeyse tümü, medyanın büyük bölümü, liyakatsiz ancak mevki kapmaya hevesli bürokratlar, dış ve iç destekle varsıl konumuna gelmiş işadamları aydınlanma karşıtlarını oluşturmuyorlar mı?

Kimler aydınlanma karşıtı değil ki!

Bu konuda, kimlerin Türkiye’de mevcut düzenin sürmesinden hatta daha da karanlığa gömülmesinden çıkarı, yararı olduğu önemlidir.

Kimileri; aydınlanmadan yana gözükerek halk dalkavukluğu ile demokrasi, insan hakları, liberal demokrat söylemleri ile aslında Türkiye’nin karanlıkta kalmasına alet oluyor, bu karanlık ereğe hizmet ediyor.

Kimileri de mevcut düzende, şu ya da bu şekilde haksız yarar sağlıyorlar. Ama hepsi de toplumsal, ekonomik çıkar elde edenler. Türkiye’nin karanlıkta kalmasına çaba gösteriyorlar.

Biliyorlar ki, Türkiye’nin aydınlanması ile kendi çıkarları bozulacağından, haksız ekonomik, politik edinimleri ortadan kalkacağından liyakatleri ölçüsünde toplumda yer tutabileceklerinden ortadan silinecekler.

Kendi geleceklerini korumak için; vaat, çamur atma, adam ayartma, din istismarı, göz korkutma, vatandaşın parası ile oy satın alma her türlü araçtan yararlanıyorlar. Akla gelebilecek tüm araçları Türkiye’nin aydınlanmaması için kullanıyorlar.

Türkiye’nin kararması, karanlıkta kalması onlar için bir yerde yaşam, ayakta kalma savaşı...

Aydınlanmış bu ülkede; boşluklarının, hiçliklerinin daha iyi görülüp daha iyi anlaşılacağından, toplumda gerçekte layık oldukları düzeylere ineceklerinden, haksız edinimlerin ortadan kalkacağından eminler.

Çıkarlarının nerede olduğunu görebilecek kadar uyanıklar. Aydınlanmış bir Türkiye’de günümüz politikacılarından kaçı ortada kalabilir?

Bürokratik kadroları dolduranların kaçı mevkiini, yerini koruyabilir?

Medyayı dolduran garip şöhretlerin kaçı, işlerini, kazançlarını sürdürebilir?

Hatta büyük işadamlarının kaçı, başarılı işadamı havası atabilir?

Beğeni kirliliği yaratan yanıltma haber ve yanlış bilgilendirme kanallarının kaçı yayın yaşamını sürdürebilir?

Hangi ABD veya AB yetkilisi, Türkiye’yi küçümseyen, sözde akıl öğretici beyanlar verebilir? Hemen hepsi silinir…

Türkiye, ancak aydınlandığında; kişinin sahtesi, kalp ile gerçek değerlerin ayrımı yapılır.

Düzmeceler değil gerçek değerler ön plana çıkar. Türkiye’nin görüntüsü tümüyle değişir. Ülkenin saygınlığı artar; ülke içeriksiz, kandırmaya dönük kulak tırmalayıcı bağırtılardan, boş övünmeleri dinlemekten kurtulur.

Çoğu TV kanalındaki geyik muhabbeti sona erer. Dinlenen müziğin kalitesi dâhil, beğeni düzeyi yükselir. İnsanımız maddi olarak değil manevi olarak da daha kaliteli bir yaşama kavuşur.

 
Etiketler: AYDINLANMA, KARŞITLARI
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Afyon
Az Bulutlu
Güncelleme: 15.08.2018
Bugün
15° - 32°
Perşembe
15° - 33°
Cuma
17° - 31°
Afyon

Güncelleme: 15.08.2018
İmsak
04:30
Sabah
06:04
Öğle
13:10
İkindi
16:54
Akşam
20:02
Yatsı
21:29
Arşiv Arama
Afyon Armoni Fm
Haber Yazılımı