Yazı Detayı
27 Ağustos 2016 - Cumartesi 16:06
 
DOSYADAKİLER
HALİL ŞAHİN
 
 

Geride kalan yıllarda; Frankfurt Mahkemesi “Deniz Feneri vurgununun asıl failleri” dediği Zekeriya Karaman, RTÜK’çü Aykut Zahid Akman, İsmail Karahan ve Harun Kapıyoldaş’a savunmaları için iddianameyi gönderdiğini anımsıyorsunuz.

Türkiye, Deniz Feneri ve bağlantılarıyla ilgili henüz somut adım atmazken, Almanya’da ikinci dava için en önemli eşik aşıldı.

Elbette, bundan kimse kaçamayacak!

Frankfurt Mahkemesi’ne sunulan yaklaşık 60 sayfalık iddianame hedefindeki isimler, kendi

deyimleriyle “4 elebaşı”.

Peki, “kim bunlar?” diyeceksiniz değil mi?

Belgede ismi geçenlerden birisi Dr. Aykut Zahid Akman. Diğeri de dava dosyasında Başbakan

Erdoğan’la yakınlığı, dünürlüğü vurgulanan Zekeriya Karaman ve Deniz Feneri’ne gönderilen yardımlardan gelen para trafiğini kontrol eden, perde arkasındaki şef olarak nitelenen İsmail Karahan ile yine para işlerini kontrol eden Harun Kapıyoldaş var. Tümü de, o zamanların bir özel dinci kanal’ın 7 tayfası ve Deniz Feneri’nin karar vericileri.

Mahkemeden çıkarılan dört ayrı yazı, dört tane iddianame bunun belgesi: yok edebilir misiniz?

İddianamedeki suçlar ağır; “Teşekkül halinde dolandırıcılık”, “kara para aklama” iddialarının yanı sıra çeşitli yan suçlar.

Ülkede yaşanan karmaşa ile unutturulmaya çalışılan bu olaylar hakkında bilinen tek bir şey, olayın artık ciddiye bindiği ve yakın bir zamanda “uluslararası tutuklama kararı” çıkmasının bile sürpriz olmayacağıdır.

Şimdilik herkes suskun ve temkinli!

Hepinizin de anımsayacağı gibi; Bir Deniz Feneri duruşmasına, “toplanan yardım paralarıyla desteklenen siyaset, AKP siyaseti”dir sözü damga vurmuştu. Nitekim ilk dosyada da, AKP’yle olan bağları kanıtlayan birçok bilgi ve belgenin var olduğu dedikoduları ayyuka çıktı.

Bir yıldan uzun süre dosya hazırlayan Frankfurt Polisi’nin, hazırladığı raporlardan biri de, Deniz Feneri baş tutuklusu Mehmet Gürhan’ın özel çekmecesinden çıkan kartvizitlerle ilgili.

Bu kartvizit listesinde doğal olarak sıradan isimler yok. Yani rast gele ziyaret edenler bulunmuyor. Ama oldukça etkili isimler bulunuyor ve bunlar polis raporuna, “AKP milletvekilleri ve hükümet üyeleri” başlığıyla konulmuş:

- Eyüp Fatsa, AKP Ordu Milletvekili, Meclis Grup Başkanvekili

- Enver Yılmaz, AKP Ordu Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı üyesi

- Akif Gülle, AKP Amasya Milletvekili

- Şaban Dişli, AKP Genel Başkan Vekili (Polis Raporu’nda böyle diyor) ve Sakarya Milletvekili

- Dr. Zahid Akman (RTÜK Başkanı)

Polisin 16 Kasım 2007’da hazırladığı bu listedeki isimlerin yanındaki görevlerinin o tarihteki olduğunu anımsatmamıza gerek var mı?

“Deniz Feneri e.V. soruşturması”, Türkiye’deki Deniz Feneri’ni de ilgilendiren birçok noktaya sahne olmuştu. Örneğin Almanya’dan Türkiye’deki Deniz Feneri’ne gönderildiği belirtilen yaklaşık 8

Milyon Euro’nun ne olduğu belli değil. Gönderilen belgeler arasında, en dikkat çekeni de Trabzon’un

Kozluca Köyü’ne ait olanı. Ortada; hep aynı kalemden, aşağı yukarı aynı tarihlerde, aynı mühür ve imza ile onlarca yardım makbuzunun olduğu gözleniyor.

Eğer doğruysa, bu köyün Deniz Feneri zengini olmuş olması gerekiyor. Türkiye’deki Deniz Feneri savcılarının bu köye gidip “Ya hemşerim nerede Deniz Fenerinden gelen mallar?” diye sorup sorması gerekmez mi?

Bu suçları işleyenler, FETÖ işbirlikli suç çeteleri değil mi?

Belki usa düşmüyordur. Elbette gün gelecek, Türkiye’de nasılsa Tam Bağımsız Yargı Sistemi kurulmuş olacak. İşte o gün, her bir şey çorap söküğü gibi gelecek!

 

 
Etiketler: DOSYADAKİLER
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Afyon
Az Bulutlu
Güncelleme: 15.08.2018
Bugün
15° - 32°
Perşembe
15° - 33°
Cuma
17° - 31°
Afyon

Güncelleme: 15.08.2018
İmsak
04:30
Sabah
06:04
Öğle
13:10
İkindi
16:54
Akşam
20:02
Yatsı
21:29
Arşiv Arama
Afyon Armoni Fm
Haber Yazılımı