Yazı Detayı
16 Eylül 2016 - Cuma 10:49
 
HEDEF
HALİL ŞAHİN
 
 

AB’D saldırısı tüm hışmıyla devam ederken ulusumuz, yarıya yakın bir kısmıyla; Türkiye’yi yok etme saldırısına karşın, yurtseverlik bilinciyle karşı durmaya devam ediyor.

Örneğin; geçen yıllardan anımsayacağınız halkoylamasında neyi oyladığını bilmemesine rağmen, Ortaçağın derin gücü olan rüşvet vb şekilsizlikler karşısında dahi, halkın ‘Hayır!’ diyerek direnç göstermesi çok önemlidir ve geleceği aydınlatmaktadır.

Görünen odur ki; geleceği belirleyecek olan bir % 42’lik direnç büyük atılım olmaktadır.

Yine geçmiş yılları anımsayın: BOP Eş başkanlığının hileleri, kanunsuzluğu, bütün devlet olanaklarını seferber etmesi, baskı, şiddet ve zorbalığı ile halkımız ürkütülmüştür.

Ancak, TBMM’deki ABD modeli demokrasisinin tahterevallisindeki karşı ucu, yani muhalefeti temsil eden Kılıçdaroğlu ile Başbuğ mirasyedisinin, iktidardakilerin zaferine olan katkılarını unutmamak gerekir.

Kılıçdaroğlu, “Genel Af” gafıyla o yurtsever kesimi Evet’e itmedi mi? BOP Eş başkanlığının, ülkenin bölünme tehlikesi yaratan açılımlarının uzağında durdu. Bu arada İlker Başbuğ’un; gafletten mi, dalaletten mi olduğu anlaşılmayan YAŞ’taki teslimiyetçi tutumuyla, önemli oranda halkı Evet’e yöneltmiş olduğunu da unutmamak gerek…

İktidardakiler; mağdur olduğu için değil, “Ordu’yu bile dize getirdikleri” görüntüsüyle oy aldılar.

Anayasa Mahkemesinin 30 Temmuz 2008 günlü, AKP’nin cumhuriyet yıkıcılığının odağı olduğuna hükmetmesi sonucu gibisinden ilamlarla, adil mahkemeler tarafından mahkûm oldukları halde, CHP ve MHP’nin gayretleriyle gayrimeşru iktidar olanlar, gayrimeşru referandum ve algı hareketleriyle halkı kuşatmaya devam ediyorlar.

Bu toplumun geleneksel örfüne göre BOP Eş başkanlığı, vatana ihanettir.

Türkiye’yi bölmek meşru olamaz!

Ulusal irade, ancak bağımsız ve egemen bir ülkede oluşabilir. Her türlü kanunsuz ve ahlak dışı yöntemlerle mafya tarikat yapılanmasının imal ettiği sonuçları kabul etmek, milli irade yakıştırmasıyla saygı duymak olanaksızdır.

12 Eylül 1982’de, Amerika’nın “bizim oğlanları” olan Kenan Evrenlerin, halktan % 92 oy alarak yürürlüğe koydukları 12 Eylül Anayasası ne kadar meşru değil ise, 12 Eylül 2010 referandumu ve sonuçları da o denli meşru olmayacaktır!

ABD, Türkiye’yi bölüyor. Bu bölünme etnik gruplara, tarikatlara ve mezheplere bölünmedir. Türk-Kürt, Alevi-Sünni bölünmesi derinleşiyor. Ancak bu bölünme bazılarının iddia ettikleri gibi seçmenin bölünmesi değildir. Seçmen her seçimde elbette oylarını böler. Partiler oy alınca, seçmen bölünmüş olmaz. Seçmenin iradesi bölünmüş olmaktadır.

Bölünmelerin adı ne olursa olsun, Türkiye kargaşalığa ve iç çatışmalara sürükleniyor. Türkiye kargaşalığa ve iç çatışmalara itilmektedir.

Bu tür çözümlerden söz edilmesi, iç çatışmaları perdelemektedir. Bu süreç, federasyon veya özerklikte duracak bir süreç değil, kanlı çatışmalara giden bir süreçtir.

Bugünlerde çeşitli süreçlerle güruhlara yaşatılan utku havası, elbette çok çabuk geçecektir. Bu kargaşa ortamını yaratan iktidarın, zorlukları aşma şansı bulunmamaktadır. Tam tersine Türkiye, maceralara sürüklemekte, ABD planlarına iyice mahkûm hale getirmektedirler.

Sözcü Gazetesi’nin, 11 Eylül 2010 günlü sayısında yer alan başyazının saptadığı gerçek, çok anlamlıdır ve milletin yargısının dile getirilmesidir. Türkiye’yi ancak ulusalcı bir milli hükümet kurtarır. Bu tarihsel ve bilimsel gerçek, toplumsal vicdana ve zihnimize altın harflerle kazınarak hedef olmalıdır.

 
Etiketler: HEDEF
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Afyon
Mevzi Sağanak
Güncelleme: 24.05.2018
Bugün
15° - 27°
Cuma
13° - 23°
Cumartesi
12° - 21°
Afyon

Güncelleme: 24.05.2018
İmsak
03:47
Sabah
05:32
Öğle
13:02
İkindi
16:53
Akşam
20:19
Yatsı
21:55
Arşiv Arama
Afyon Armoni Fm
Haber Yazılımı