Yazı Detayı
22 Ekim 2016 - Cumartesi 18:14
 
TÜRK, PAYANDASIZ DA YAŞAR
HALİL ŞAHİN
 
 

R.T.Erdoğan,11 Haziran 2010 günü basına yansıyan “Türk, Arapsız yaşayamaz” sözüne inandığını nasıl açıklayabilmiştir, bilemiyoruz. Ama Türk ulusu; böyle düşünen ve ulusunun aleyhine sözler söyleyebilen bu kişilerden utanç duyuyor.

Şu cehalete bakın ki; bu sözlerle de yetinmeyerek, Mehmet Akif Ersoy’un: “Kim ki yaşar der, delidir. Arap’ın Türk, hem sağ gözü, hem de sağ elidir.” dizelerini kanıt olarak gösteriyor.

Oysa M.Akif Ersoy’un bu dizeleri, kendisinin düşünce ve inançlarıyla örtüşmüyor. Çünkü hiç bir ulus, bir başka ulusun gözü, kulağı, eli, kolu olamaz. Türk ulusu Emevilere karşı Abbasilerin yanında yer alarak, günümüz ılımlı İslamcıların atası olan Emevilerin egemenliğini bertaraf etmiştir. Sonuçta Ortadoğu’da Türk Devletleri kurulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti ve onun ulusu, kendi gözüyle görür, kendi kulağıyla işitir ve kendi kolu ve eliyle üretir ve kendi ulusal bilinciyle çıkarlarını korur. Bugüne kadar hiçbir kavmin varlığına bağlı olarak yaşamını sürdürmüş değildir. Onun bu özelliği, Batı ülkeleri ilkel yaşam koşulları altındayken, adını insancıllığın altın harfleriyle tarihe yazdırmıştır.

O ılımlı İslamcılar ki, dinimizi tahrip ettikleri kadar, Dünya’mızı da tahrip ediyorlar. Dinin ne olduğunu kendi kurgularıyla öğretmeye kalkışıyorlar. Bu nedenle de cümle âlemi dinden imandan çıkarıp, İslam’ın en büyük düşmanı ediyorlar.

R.T.Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir başbakanı olarak, İslam dinini kabul etmeden önceki görkemli Türk uygarlığını anımsamak zorundadır. İ.Ö. Oğuz Kağan’ın kurduğu ilk Gök Türk devletini, Macaristan’a adını veren Hunları ve Atilla’yı yadsıyamaz. Tarihin hiçbir döneminde hiçbir devletimiz Arap’larla birlikte yaşamaya gereksinim duymamıştır. Tersine Selçuklu ve Osmanlıları kullanarak, müstevlilerinin ellerinden kurtularak bu günkü konumlarına erişmişlerdir.

M.Akif Ersoy bu gerçeği anlatmağa çalışmaktadır.

Kendini bilmez bazıları; Arapsız yaşayamayacağını sanıyorlarsa, bu, salt kendi kişisel sorunudur. Türk ulusunun değil!

Türklük ve İslamcılık gibi iki ayrı hedefi birleştirme siyaseti; bugüne değin Türklüğe, Türk ulusuna; MHP, Selamet, Saadet ve AKP gibisinden partilere; Tansu veya Recep adıyla siyasi sahnede prim yapmaya kalkışanlara yaramamıştır.

Kuran-ı Kerim’in ve Hadislerin; birkaç kez bozulmuş millet olduğu tarihte kanıtlanan Arap âlemine, bir daha inkâr edemesinler diye kendi dilleriyle ifade edilmesini, çıkar emelleriyle kullanmağa kalkışan sömürgenler; Arapçayı dil edindirmek, ulusları ümmetleştirmek gayretindedirler.

Arap emperyalizminin etkisiyle yoğrulmuşların, hangi türdeki Arapsız yaşanamayacağına inandığını bilemiyoruz. Ama İbn Haldun, Mukaddime adlı yapıtında Arap kavmini bakınız nasıl tanımlıyor:

“Arap kavmi, göçebe hayatı içine dalmış olup, yerleşik hayattan, bayındırlıktan ve uygar hayatla ilgili olan sanayiden en uzak kavimdir.”

Bununla yetinmiyor İbn Haldun: “Arap, tabiat hükmünde olan yıkıcılıktır, bayındırlığın aslı olan yapılar vücuda getirmeye engeldir. Sen Araplardan, dünya zuhurundan beri ele geçirdikleri ülkelerin nasıl yıkıldığını, ahalisinin boş kaldığını, eski mamurluğunu kaybettiğini görmedin mi?” diyor.

Şimdi R.T.Erdoğan’a sormak gerekir:

Saddam’ın işgalinden kurtardığı Kuveyt’te, ABD askerlerinin postallarını öpenler kim?

Osmanlı askerlerini arkadan hançerleyen ve İngiliz egemenliğine boyun eğen Suudi Kralı’nın torunu ile halkının sefaletini kendi safahatıyla sağlayan şeyh ve diğer kralları, ellerindeki petrol tükendiğinde hangi sefaletin ve zilletin pençesine düşeceklerini düşünebiliyorlar mı?

Halkını yokluk ve sefalet içinde bırakan, Arap hükümdarlarının Türk’ün sağ gözüne, sağ eline gereksinmeleri yok, onlara bu görkemli ve ahlak dışı yaşamı bağışlayan petrole gereksinmeleri var.

Suudların nasıl borç batağına sürüldüğü ortada. Onların Türk’ün sağ gözüne sağ eline değil; Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin laiklik ve tam bağımsızlık ilkelerine yürekten bağlı Mustafa Kemal ve

Doğu Perinçek gibi devlet ve siyaset adamlarına gerek-sinmeleri var.

Emperyalizme karşı savunma, ancak onun kültürüyle olanaklıdır. Çünkü emperyalizm, artık bir veridir. Gelişmekte olan ya da geride kalan ülkeler “kahrolsun emperyalizm” çığlığıyla sadece kendilerini kandırmış olurlar.

Yeni Dünya, o güçlülerin dünyası değil mi?

Oysa Mustafa Kemal’in belirttiği gibi emperyalizmin ahlakiyatı, gücün kendisidir. Türk, payandasız da yaşayamaz mı?

Açılım politikalarından vazgeçilmesi ve Fırat Kalkanı Harekatı bunun kanıtıdır.

 
Etiketler: TÜRK, PAYANDASIZ, DA, YAŞAR
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Afyon
Az Bulutlu
Güncelleme: 15.08.2018
Bugün
15° - 32°
Perşembe
15° - 33°
Cuma
17° - 31°
Afyon

Güncelleme: 15.08.2018
İmsak
04:30
Sabah
06:04
Öğle
13:10
İkindi
16:54
Akşam
20:02
Yatsı
21:29
Arşiv Arama
Afyon Armoni Fm
Haber Yazılımı