Güvenli Gelecek mi, Kâğıt Üstünde İmar mı?

1995 Dinar ve 2002 Sultandağı depremlerinin acı tecrübelerini hafızasında taşıyan Afyonkarahisar'da, aktif fay hatları ve ova zeminindeki risklere karşı yeni yapı stokunun hazırlığı masaya yatırıldı.

Gündem Yayın: 12 Ekim 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 12.10.2026 15:46:00
Editör - Yüksel Elçi
Okuma Süresi: 3 dk.
8 okunma
Google News

Afyonkarahisar'ın deprem gerçeği ve yapı stokunun güvenliği yeniden gündemde. 1995 Dinar ve 2002 Sultandağı depremlerinin acı tecrübelerini hafızasında taşıyan kent, aktif fay hatları ve ova zeminindeki risklerle yüzleşmeye devam ediyor. Bu durum, müteahhitlerin, mimarların ve belediyenin imar birimlerinin konuya ne kadar donanımlı olduğu sorusunu ve kentteki yeni yapı stokunda yeterli önlemlerin alınıp alınmadığını akıllara getiriyor.

 

Yeni İmar İzinlerinde Sıkı Denetim Vurgusu

Sultandağı, Dinar ve Akşehir-Simav fay hatlarının etki alanında yer alan Afyonkarahisar'da, özellikle Akarçay çevresindeki alüvyal ve sıvılaşma riski yüksek alanlarda doğru inşaat tekniklerinin kullanılması hayati önem taşıyor. Yerel yönetimler ve İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) gibi meslek odalarının iş birliğiyle; mikro bölgeleme çalışmaları, derin zemin etütleri ve kazıklı temel zorunlulukları imar süreçlerine entegre ediliyor. Ancak uzmanlar, bu yönetmeliklerin sadece evrak üzerinde kalmaması ve şantiye sahasında birebir uygulanması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.

 

Yapı Aktörleri Bilgilendiriliyor ve Denetleniyor

Şehrin yapı aktörlerinin bilinçlendirilmesi için Belediyeler, AFAD ve Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) iş birliğiyle kentsel dönüşüm ve deprem sempozyumları düzenlenerek mevzuattaki güncellemeler aktarılıyor. İnşaat firmalarının bu etkinliklere katılımı teşvik edilirken, yapı denetim sistemindeki şantiye kontrollerinde beton ve demir örneklerinin laboratuvar ortamında dijital takibi sıkılaştırılıyor. Ayrıca bölgedeki akademisyenler vasıtasıyla zemin-yapı etkileşimi üzerine teknik bilgilendirmeler yapılıyor.

 

Afyonkarahisar İçin En Uygun Yapı Teknolojileri

Kentin zemin yapısı ve deprem riskine karşı en uygun, depreme dayanıklı yapı teknolojileri ise şu şekilde sıralanıyor:

Sismik İzolatörler: Bina ile temel arasına yerleştirilen kauçuk/çelik tabanlı mekanizmalarla deprem sarsıntısının bina gövdesine iletilmesini en aza indirir.

Akıllı Sönümleyiciler (Damperler): Şok emici piston benzeri sistemlerle deprem enerjisini absorbe ederek yapının hasar görmesini engeller.

Lif Takviyeli ve Kendiliğinden Yerleşen Betonlar: Esneklik kabiliyeti yüksek yeni nesil beton karışımlarıyla kırılma ve çatlamalara karşı ekstra direnç sağlar.

Jet-Grouting (Yüksek Basınçlı Enjeksiyon): Zemin sıvılaşması riski taşıyan ova alanlarında toprağın çimento enjeksiyonu ile sertleştirilerek sağlamlaştırılması tekniğidir.

İnşaat projelerinde bu modern mühendislik sistemlerinin hayata geçirilmesinin ve önlemlerin birlikte alınmasının, olası deprem kaynaklı can kayıplarını en aza indireceği, atılacak her bilinçli adımın bizi olası risklere karşı hazırlıklı kılacağı vurgulandı.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.